Can Yoldaşım 296.Bölüm Özeti – 22 Mayıs Pazar

Can Yoldaşım 296

Suraj Felç Oldu! Tekerlekli Sandalyeye MAHKUM!

Can Yoldaşım 296. bölüm özetinde Purvi belasının sonu gelmiş ve aile rahat bir nefes almıştı. Purvi’nin gidişiyle evde güzel bir bayram telaşı başlamıştı. Bu bayram günüde çiftler arasında eğlenceli bir yarışma düzenlenmiş, Sandiya hırsı ile yarışmaya damga vurmuştu. Peki 296. Bölümde bizleri neler bekliyor? Can Yoldaşım 296.bölüm özeti devam ediyor.

İsyanın ortasında kaldılar! Bölüm ailenin kutlama için arabaya binmesi ile başlar. Suraj, Arzo ve Chotu yolculuğa çıkarlar. Ancak işler bu yolculukta bir hayli karışır. Bir Pazar yerinde duraklayan üçlü alışveriş için arabadan inerler. Tam bu esnada öğrenci ayaklanmasının ortasında kalırlar. Eğitim protestosu yapan bu öğrenci grubu adeta çıldırmış gibidir. Her yere saldırmaya, yakıp yıkmaya başlarlar.

Suraj Santoş’u aramaya koyulur. Aynı şekilde Arzo’da arayışa geçer. Suraj gücüyle anarşist öğrencileri uzaklaştırmayı birazda olsun başarır. Bu esnada Sandiya ve polis ekipleri de olay yerine intikal etmeye başlamıştır. Suraj Santoş’u kalabalıktan kurtarsa da sırtına büyük bir sopa darbesi almaktan kurtulamamıştır.

Suraj bayıldı! Polisin gelişiyle ortalıkta kalan halk güvenli yerlere sevk edilmeye başlanır. Suraj ve aile bir minibüse geçer. Ancak minibüste yer olmadığı için Suraj dışarıda kalır. Minibüs hareket ederken Suraj yere düşer ve bayılır. Bu esnada Sandiya adını koyamadığı bir gariplik hisseder. Suraj’ın üzerine düşen siyah örtü yüzünden kimse Suraj’ı görmez.

Sandiya ise kaos alanında dolaşmaya başlar. Bir brandanın altında kalmış kol görür. Bu kolun Suraj’a ait olduğunu bilmez. Polislerden yaralıyı çıkarıp hastaneye ulaştırmalarını ister. Sandiya ise asayişe devam eder. Konakta aile ise perişandır. Suraj’dan gelecek bir haber beklerler. Sokağa çıkma yasağı olduğu için dışarı da çakamazlar.

Suraj ağır yaralı! Aileye haberi Om verir. Suraj’ın hastanede olduğunu söyler. Santoş Suraj’ı getirmesini ister. Om yasak yüzünden gelemeyeceklerini açıklar. Suraj’ın iyi durumda olduğunu anlatır. Ancak gerçekte durum öyle değildir. Suraj ağır yaralanmış Om bu durumu saklamıştır.

Tüm gün çalışan Sandiya’da konağa gelir. O da durumu öğrenince şoke olur. Bir an önce hastaneye gitmek ister. Aile yorgun olan Sandiya’yı durdurur. Suraj’ın yakında geleceğini söyler.

Suraj felç oldu! Gerçek ise Suraj’ın gelişiyle gün yüzüne çıkar. Önce Masa gelip durumu anlatmak ister ama beceremez. Onun ardından Om ve Suraj gelir. Suraj tekerlekli sandalyede hareket edemez durumdadır. Aile bunu görünce şok geçirir. Santoş, Sandiya neye uğradıklarını şaşırır. Gözyaşları sel olur. İsyanlar, tanrıya yakarışlar. Ortalık bir anda karışır. Santoş ise tüm olanlardan kendini sorumlu tutar.

Sandiya uçurumun kenarına gelerek tanrıya yakarır. Suraj’a neden böyle bir ceza verdiğini sorar. Burada Mena oldukça şaşırtıcı bir çıkış yapar. Herkesi toparlayan Mena ailenin bütünlüğüne sahip çıkar. Sandiya’dan kendisine gelmesini ve Suraj’a destek olmasını ister. İyi bir eş olmak ağlamakla olmaz der. Sandiya Mena’ya sarılır ve birazda olsa kendine gelir.

Suraj’ın durumu! Om gerçekleri aile anlatmaya devam eder. İyileşme sürecinde yapılacakları söyler. Omuriliğin hasar aldığını açıklar. Bu sürecin ne kadar süreceği ise muammadır. 1 ayda 1 yılda ömür boyu da sürebilir.

Suraj’ın bozuk moraline rağmen yüzündeki gülümseme eksik olmaz. İçinde gözyaşları dökse de dışı farklıdır. Ailesini üzmek istemez. Aynı şekilde Santoş ve Sandiya’da bu sürecin üstesinden gelmek için elinden geleni yapar. 

Bir yanıt yazın